Gizem Pınar Karaboğa: Rüzgârlı Köşe - Virgülden Ünleme

Acı bir rüya görmüştü.  Yüzüne su çarptı, acımıştı. Acıkmıştı, ekmek acıydı hem çay acımıştı.

Haberler yine acıydı. Yollar boyu yüzler acılıydı. Kuşlar da acı ötüyordu. Uzaklardan acı acı uluyordu köpekler- henüz hayatta olanlar. Söylenen her söz acıydı, hele söylenmeyenler... İş acımasızdı hele ‘fıtratında ölüm olanlar’ı, hele ödenmeyen maaşlar, hele işini yaptığı için hapiste olan gazeteciler, hele yazdığı için yazarlar sürgünde... “Artık acı şeyler konuşmayalım,” diyen dostlar en acısı. Gülümsediler acı acı. Ve akşamlar en acınası... O yatağına uzanırken acılar yığılıyordu üstüne. Ve her sabah canı acıyordu.

Bir sabah uyandı, öfkeliydi. Yüzüne su çarptı, harlandı öfkesi. Acıkmıştı, yumruğunu sıktı. Haberler öfkelendirdi onu. Yollara vurdu kendini, kolundan kaptığı gibi dostunu, öfkeyle meydanlara adımladılar. Öfkeliydi ve öfkesi dinmeyecekti!

 

24/10/2026
52