Gizem Pınar Karaboğa: Rüzgârlı Köşe - Parçalı Bulutlu, Vakitli Vakitsiz Rüzgârlı

  • Arkadaşım, paralel evrendeki varlığının bir bombayla sonlandığını söylüyor. Biriciğim, dostum benim; insan, Dünya’nın acısından kendini ancak paralellerine bölüştürünce biraz sıyrılabiliyor. Bu gezegende bizim gibi insanlar ölüyor; yükümüz ağır. Yüreği kabuk bağlamışı dost bilmeyiz.

 

  • Benim bu tedirginliğim muhakkak daha evvelki yaşamlarımda sokak kedisi olmuşluğumdan. Veyahut inanmak ihtiyacımdan bir kez daha, bir sefercik daha yaşayacağıma. Bu sefer dağkeçisi- bu sefer gözü pek olacağım.

 

  • Yara bandı satıcılığını denedim. Her gün öyle çok satarım ki... diye emindim kendimden. Meğer herkes kandırıkçı. Evime döndüm. Yalnız evime. Yüzlerce yaram bandıyla.

 

  • Bankta üç ihtiyar, bir de ben. Demek insan yaşlandıkça seviyor yalnızlığını da... diye bilmiş bilmemiş çıkarım yapıyordum. Baktım her birinin kemiklerinde elmacıklar kızardı. Eşlerinin alışverişten dönmelerini bekliyorlarmış meğer. Kol kola girip gittiler. Sonra benim içimde de bir şeker bayramı sevinci! Sanki pazarda annemi babamı kaybetmişim de birden bulup sarılmışım gibi: Ben ne ediyorum burada? Benim de sevenim var, o da bir bankta oturmuş beni bekler şimdi.

 

  • Kalkmadan küçük kız oturdu yanıma. “Büyüyünce ne olacaksın abla?” Çok düşündüm. “Dengbej olacağım” dedim. “Önce bir dilimi öğreneyim de...”

 

 

 

14/03/2026
53