Ayşe Turkay Yiğit: Ayşenin Heybesi - Biraz Laflayalım veya Anneler Günü Üzerine
Annelikle ilgili klişeler kafamda dolanır her anneler günü yaklaşırken. Sonra üşenirim, söylenecek her şey söylenmiş zaten sen eksik kalıver diye avuturum kendimi. Bu defa mabadımı kaldırıp (zor oluyor cep telefonu ekranından kalkıp laptop başına geçmek) yazacağım. Çünkü neyim eksik değil mi? Bir de benden dinleyin anacım…
Annelik kutsal değildir!
Yani anneliği ayrı kefeye koyduğumdan değil, babalık, kardeşlik, kayınçoluk, bacanaklık ve dahi baldızlık da kutsal değildir. Ay, doğurunca başımız göğe ermiyor, çevreye daha duyarlı hale gelmiyoruz, daha eşitlikçi daha barışçıl olmuyoruz, nesli tükenen pandaları daha çok düşünmüyoruz, sokak hayvanlarına daha duyarlı olmuyoruz, eğitimde fırsat eşitliğini, ezilen halkların mücadelesini savunmuyoruz, artık kaynanamın gıybetini yapmayayım, kocama vıdı vıdı etmeyeyim, görümcemi daha fazla ziyaret edeyim, anamın babamın gönlünü daha hoş etmeye çalışayım, patronla gereksiz dalaşmayayım, kuryeye daha çok bahşiş vereyim demiyoruz. Yani kendi hayat yolumuzda, kendi aydınlanmalarımızda bunları yaşayacaksak yaşıyoruz.
Allaseniz kutsamayın beni annelikle. Kadın kimliğini anneliğe endeksleyip, hayatta yapabileceği en iyi şey buymuş, elinden başka da bir şey gelmezmiş gibi, tamam finito, sen hayattaki rolünü oynadın en büyük sensin, en kutsal da sensin, bak cenneti de ayaklarının altına serdik demeyin.
Ayrıca herkes kendi doğurduğu çocuğa annelik yapıyor. Bir yerlerde okumuştum. En kötü anne sadece kendi çocuğuna annelik yapan annedir diye. O gün bugün dolanır beynimde bu cümle. Tamam beni övmeyin demiyorum arada övün canım. Ama yemedi yedirdi, saçını süpürge etti çocukları için diye değil. Saçıma fön çektirdiğim için övün. Bazen çocukların tabaklarında gözüm olabiliyor ayrıca. Yemezlerse ben yerim diye göz dikiyorum. Kendimi de severek, hayattan bağımı koparmadan, benden daha barışçıl, daha evrensel, daha duyarlı çocuklar yetiştirmeye çalıştığım ölçüde övün. Dünyayı sadece kendi çocuklarım için değil bütün çocuklar için daha iyi bir yer haline nasıl getirebilirim diye dertlendiğim ölçüde övün ama kutsamayın.
Kutsamaya bayılıyoruz biliyorum. Doktorluk kutsaldır bizim için örneğin. Öğretmenlik de keza öyle. Bence hiçbiri bu bağlamda kutsal falan değil. Sadece doktorlar ve öğretmenler değil, tellak ve natırlar, rot balansçlılar, bisikletçiler, çiftçi, memur ve emekliler hiçbiri kutsal değil yani. Mesleklerine harcadıkları insanca emek doğrultusunda övelim insanları. Kutsadıkça dokunulmazlık kazanıyor meslekler ve toplumsal roller. Ben anneyim diye dokunulmazlık istemiyorum. Anneler de yanlış yapar hem. Her şeyin en doğrusunu anneler bilmez, reklamlara inanmayın. Arada şımartabilirsiniz ama. Bakın ucu açık konuşuyorum. Sıkıldım yazının gidişatından, çok ciddileşti. Vazgeçtim ya övün beni ben anayım ana. Kızım Derinsondaaaj oğlum Tokurgaaaç gelin ananızı övün azcık saçıma fön çektirdim çünkü.
Pazar yazımı sevdiyseniz siz de övebilirsiniz.
